0530 100 90 85
Testis Kanserinde Retroperitoneal Lenf Nodu Diseksiyonu (RPLND)

Testis kanserinin yayılması sırasında Retroperitondaki lenf düğümleri ilk olarak etkilenecek olan bölgedir. Bu duruma Retroperitoneal Lenf Nodu Diseksiyonu (RPLND) denilmektedir.

Retroperitoneal lenf nodu diseksiyonu genel anestezi gerektirir. Cerrahi süreleri bireyler arasında büyük farklılıklar gösterse de, ortalama cerrahi müdahale süresi yaklaşık 6 saattir. Cerrahınız, karın bölgesinin orta kısmında geniş bir kesik açacak ve bağırsaklarınızı bir kenara itecektir. Daha sonra, retroperiton içinde bulunan kanserden etkilenen lenf düğümleri çıkarılır. Ek olarak, etkilenen testis ve spermatik kordun kan beslemesinin geri kalanı uzaklaştırılır. Bu bazen retrograd boşalmaya neden olabilir. Bazen, retroperitonun her iki tarafındaki lenf düğümleri çıkarılır. Ameliyattan öncesinde diseksiyonun boyutu ve müdahale seçenekleri hasta ile tartışılacaktır.

Potansiyel Riskler ve Komplikasyonlar

Tüm büyük cerrahilerde olduğu gibi, RPLND cerrahisinde nadir olmasına rağmen komplikasyonlar görülebilir. Bu ameliyatla ilişkili potansiyel riskler ve komplikasyonlar aşağıdakileri içerir ancak bunlarla sınırlı değildir:

  • Kanama: RPLND, aort ve vena kava dâhil olmak üzere karın içinde dolaşan büyük kan damarlarının çevresinde bulunan lenf nodu diseksiyonu, lenf düğümlerinin çıkarılmasını gerektirir. Bu damarlardaki yaralanmalar büyük kan kaybına neden olabilir.
  • Enfeksiyon: Hastalara ameliyattan hemen önce geniş spektrumlu intravenöz antibiyotik verilmesine rağmen, idrar yolu enfeksiyonları ve cilt insizyonları nadirdir ancak ortaya çıkabilir.
  • Doku / Organ Yaralanması: Her ne kadar nadir görülse de, ameliyatın sonucu olarak bitişik organ ve dokular yaralanabilir. Bu yaralanma riski, böbrekler, kolon, bağırsak, vasküler yapılar, sinirler, kaslar, akciğerler, dalak, karaciğer, pankreas ve safra kesesi’ni içerir. Nadir durumlarda, beklenmeyen bu yaralanmaları gidermek için daha fazla ameliyat gerekebilir.
  • Doğurganlık Üzerine Etkileri: Testis kanseri hastaları genellikle gençtir ve bu nedenle gelecek için doğurganlıklarını korumakla ilgilenebilirler. Testis kanseri tedavileri doğurganlığı çeşitli şekillerde etkileyebilir.
  • Sperm Üretiminin Kaybı: Kemoterapi uygulaması, tedavi sonrasında kalan testisler tarafından üretilen sperm miktarını etkileyebilir. Her ne kadar sperm sayısı kemoterapinin ardından iyileşebilse de, sperm kalitesinin normal seviyelere dönmeme riski vardır.
  • Retrograd Boşalma: Bazen boşalma kontrolünden sorumlu olan hassas sinirler RPLND ameliyatı sırasında zarar görebilir. Bu, spermin penisten ziyade mesaneye boşaldığı retrograd boşalma ile sonuçlanabilir. Hastalar boşalma sıvısında ciddi bir düşüş ya da tam yokluğun farkına varabilir. Bu durum sağlığınıza zarar vermese de, erkeğin cinsel ilişkiye girme becerisini olumsuz yönde etkileyecektir.
  • Lenfosel: Lenfatik sıvı, lenf bezlerinin çıkarıldığı alanda toplanabilir, bu da sıvının drenajını veya başka bir ameliyatı gerektirebilir.
  • Solunum Komplikasyonları: Bleomisin gibi bazı kemoterapi ilaçları akciğerleriniz için potansiyel toksikliğe sahiptir ve sizi ameliyat sırasında ve sonrasında solunum komplikasyonları riskine daha fazla maruz bırakır. Çoğu durumda, bu tür ilaçlar alan hastalar, solunum durumlarına daha fazla dikkat edilerek başarılı bir ameliyat geçirebilirler.