0530 100 90 85
Retroperitoneal Fibroz Belirtileri ve Tedavisi

Retroperitoneal Fibroz (RFB), anormal lif benzeri doku oluşumunun (fibrozis), karın boşluğuna (periton) uzanan zarın arkasında meydana geldiği nadir bir enflamatuar hastalıktır. Karın zarının arka kısmında bulunan yağ dokunun iltihaplanması sonucunda meydana gelmektedir. İltihaplanma sonucunda yağ doku bozulmakta ve fibrotik bantlar oluşmaktadır.

Retroperitoneal Fibroz Belirtileri

Retroperitoneal Fibroz hastalığına yakalanmış kişilerde genellikle,  halsizlik, yeme bozukluğu, yüksek ateş ve aşırı kilo kaybı görülmektedir. Retroperitoneal fibrozisin en sık görülen semptomu bel veya karın ağrısıdır. Çoğu durumda bu ağrı donuk, belirsiz ve lokalizasyonu zordur. 

Hastanın şikâyeti böbreklerde ve karında ağrı ile başlamaktadır. Nadiren karşılaşılan bir hastalık olduğu için hekim kontrolü esnasında akla ilk olarak böbrek rahatsızlığı gelebilir. Yapılan tetkikler sonucunda RFB tanısı konmaktadır. Tanıyı koymakta gecikilir ve hastalık ilerlerse zamanla kişide; yağ dokunun iltihaplanması sonucunda meydana gelen fibrotik bantlar anatomik yapıları sıkıştırarak boğmaya başlar. Bu durum üreterlerin tıkanmasına ve hastanın idrarını yapamamasına neden olur.

Vücutta idrar çıkışının durması ürenin hızla artışına neden olmaktadır. Üre artışı zamanla bacaklara giden damarları tıkar ve bacaklarda şişlik, ağrı ve uyuşmalar meydana gelir. Bununla birlikte hastalık kişide yüksek tansiyona yol açabilmektedir.

Tıkanmanın gerçekleştiği yere bağlı olarak, idrar birikimi pelvis ve böbrek kanalının idrarla (hidronefroz) şişmesine neden olabilir. Yüksek tansiyon (hipertansiyon) ve sonunda böbrek (böbrek) yetmezliği de oluşabilir. Böbrek yetmezliği belirtileri mide bulantısı ve kusma içerir.

Hastalığın tanısı tomografi ya da MR yardımıyla, vücutta oluşan fibrotik kitlenin tespit edilmesi sonucu konur.

Retroperitoneal Fibrozun Tedavisi

Retroperitoneal fibrozisin tedavisi, doku büyümesinin yeri ve kapsamına bağlıdır.

RFB’nin ileri boyutları, böbrek yetmezliği gibi hastalıkların meydana gelme riskini taşımaktadır. Eğer fibrotik kitle sebebiyle üreterlerde tıkanmalar meydana gelmişse cerrahi müdahale gerekmektedir. Ameliyattan sonra hastanın düzenli kortizon tedavisi görmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda, tıkanmadan geçici bir rahatlama sağlamak için üreter içine stentler yerleştirilebilir.

Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhisin önemi büyüktür. O yüzden hasta böbrek ya da karın bölgesinde herhangi bir ağrı hissettiğinde ve hastalığın diğer belirtilerini (iştahsızlık, bulantı gibi) beklemeden hekimine başvurmalıdır. Her ne kadar az rastlanan bir hastalık bile olsa sonuçlarının ne kadar risk taşıdığının bilinmesi oldukça önem taşımaktadır.