RADICAL PC-2: Prostat Kanserinde Rutin Kardiyoloji Sevki Risk Faktörlerini Düzeltti, Kalp Olaylarını Azaltmadı

8 dk okuma · 2,119 kelime Yazar: Prof. Dr. Murat Binbay
Özet

8 ülkede 2487 hastayı 10 yıl izleyen RADICAL PC-2 randomize çalışmasında, ADT alan prostat kanseri hastalarında rutin kardiyoloji sevki kolesterolü 12 mg/dL düşürdü ancak kardiyovasküler ölüm, MI, inme ve kalp yetmezliğini azaltmadı (sHR 1,08). Alt grup analizi, sevkin seçici yapılması gerektiğini gösteriyor.

2487 hastayı 8 ülkede on yıl boyunca izleyen randomize çalışma, ADT alan prostat kanseri hastalarında herkese uygulanan otomatik kardiyoloji sevkinin kolesterol kontrolünü belirgin şekilde iyileştirdiğini, ancak kalp olaylarını azaltmadığını gösterdi; asıl mesaj sevkin kime yapılacağında saklı

3 Eylül 2026 | Kaynak: JAMA Internal Medicine, JACC: CardioOncology, ESC 2026, Urology Times | Konu: Prostat Kanseri / Kardiyo-Onkoloji

ÖNE ÇIKAN BULGULAR

  • Çalışma: RADICAL PC-2, kardiyo-üro-onkolojide türünün ilk büyük randomize çalışmasıdır. 2015–2025 arasında 8 ülkede 55 merkezde yürütüldü; son 12 ay içinde prostat kanseri tanısı almış, son 6 ayda ADT başlamış veya 1 ay içinde ADT başlaması planlanan 2487 hasta 1:1 randomize edildi.
  • Müdahale: Olağan bakıma ek olarak rutin kardiyolog/dahiliyeci sevki — yaşam tarzı danışmanlığı, sigara bırakma desteği, hedef sistolik kan basıncı ≤130 mmHg ve bazal kolesterol düzeyinden bağımsız olarak statin başlanması.
  • Birincil sonlanım: Hiyerarşik bileşik sonlanım müdahale lehine sonuçlandı (win ratio 1,60; %95 GA 1,42–1,81) — ancak bu üstünlüğü neredeyse tamamen kolesterol kontrolü sürükledi (ortalama fark 12 mg/dL; %95 GA 9–15).
  • Sert klinik sonlanımlarda fark yok: Medyan 5,8 yıllık izlemde kardiyovasküler ölüm, miyokard enfarktüsü, inme veya kalp yetmezliği bileşiği için alt dağılım HR = 1,08 (%95 GA 0,79–1,49).
  • Kan basıncı: Fark klinik olarak anlamsız düzeyde kaldı — kapanışta ortalama SKB 131,1 mmHg (müdahale) vs 132,9 mmHg (olağan bakım). Statin kullanımı %63 vs %40 (p<0,001).
  • Alt grup analizi: Bazal total kolesterolü >155 mg/dL (>4 mmol/L) olanlarda win ratio 1,75; ≤4 mmol/L olanlarda 1,21 (etkileşim p=0,016). Bazal SKB ≥130 veya DKB ≥80 mmHg olanlarda sert olaylar için HR 0,86 iken, kan basıncı normal olanlarda HR 4,85 (%95 GA 1,65–14,26; etkileşim p=0,003).
  • Sonuç: "Herkesi kardiyoloğa gönder" stratejisi işe yaramıyor; "risk profiline göre seçerek gönder" stratejisi anlamlı görünüyor.

Arka Plan: Prostat Kanserli Hastayı Ne Öldürüyor?

Lokalize ve lokal ileri prostat kanserinde onkolojik sağkalım rakamları son yirmi yılda belirgin şekilde iyileşti. Bu iyileşmenin doğal sonucu, hastalarımızın prostat kanserinden değil, başka nedenlerden kaybedilmesidir. Bu nedenlerin başında kardiyovasküler hastalık gelmektedir.

Denklemde ikinci bir katman daha vardır: androjen deprivasyon tedavisi (ADT) kardiyometabolik profili aktif olarak bozar. Vücut yağ kütlesinde artış, kas kütlesinde azalma, insülin direnci, dislipidemi ve endotel disfonksiyonu iyi tanımlanmış etkilerdir. Bu tabloya, bu yaş grubunda zaten yaygın olan hipertansiyon, diyabet ve mevcut aterosklerotik hastalık eklendiğinde, üro-onkolojik izlemin kardiyovasküler boyutu ihmal edilemez hâle gelmektedir.

Buradan çıkan sezgisel çıkarım şuydu: ADT başlayan her hastayı sistematik olarak kardiyoloğa yönlendirirsek, kardiyovasküler olayları azaltırız. RADICAL PC-2 tam olarak bu hipotezi test etti — ve sezginin doğrudan doğrulanmadığını gösterdi.

Çalışma Tasarımı

RADICAL PC-2 (RAndomizeD Intervention for CArdiovascular and Lifestyle risk factors in Prostate Cancer patients), 5000 kişilik prospektif RADICAL PC-1 kohortundan türetilmiş pragmatik bir randomize klinik çalışmadır. Population Health Research Institute (McMaster Üniversitesi / Hamilton Health Sciences) tarafından yürütülmüş; sonuçlar 30 Ağustos 2026'da Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi'nde sunulmuş ve eş zamanlı olarak JAMA Internal Medicine'de yayımlanmıştır.

ParametreTanım
Hasta sayısı2487 randomize hasta; 55 merkez, 8 ülke; medyan izlem 5,8 yıl
PopülasyonSon 12 ayda prostat kanseri tanısı, son 6 ayda ADT başlamış veya 1 ay içinde ADT planlanan hastalar
Randomizasyon1:1 — olağan bakım vs olağan bakım + rutin kardiyolog/dahiliyeci sevki
Müdahale içeriğiYaşam tarzı ve diyet danışmanlığı, egzersiz önerisi, sigara bırakma, hedef SKB ≤130 mmHg, bazal lipid düzeyinden bağımsız statin
Birincil sonlanımHiyerarşik bileşik (win ratio yöntemi)
Kritik ikincil sonlanımKardiyovasküler ölüm, MI, inme veya kalp yetmezliğine kadar geçen süre
Yürütme dönemi2015–2025; ülkeler: Kanada, Brezilya, Singapur, Kolombiya, Hindistan, Avustralya, İsrail, ABD

Temel Sonuçlar

Süreç ölçütleri: müdahale çalıştı

Protokolün öngördüğü şekilde statin kullanımı çalışma kapanışında müdahale kolunda %63, olağan bakım kolunda %40 idi (p<0,001). Buna paralel olarak total kolesterolde 12 mg/dL'lik (%95 GA 9–15) anlamlı bir düşüş elde edildi. Yani müdahale, hedeflediği aracı değişkeni gerçekten değiştirdi.

Kan basıncı: hedefe ulaşılamadı

Kapanışta ortalama sistolik kan basıncı müdahale kolunda 131,1 mmHg (SS 16,9), olağan bakım kolunda 132,9 mmHg (SS 18,3) idi. Yaklaşık 1,8 mmHg'lik bu fark, kardiyovasküler olay insidansını etkilemesi beklenmeyecek kadar küçüktür. Bu, çalışmanın nötr sonucunu yorumlarken göz ardı edilmemesi gereken bir noktadır.

Sert sonlanımlar: fark yok

Kardiyovasküler ölüm, miyokard enfarktüsü, inme veya kalp yetmezliği bileşiği için alt dağılım hazard oranı 1,08 (%95 GA 0,79–1,49) bulundu. Güven aralığının genişliği, hem anlamlı bir yararın hem de anlamlı bir zararın istatistiksel olarak dışlanamadığını göstermektedir.

SonlanımMüdahaleOlağan bakımEtki büyüklüğü
Hiyerarşik bileşik birincil sonlanımWin ratio 1,60 (1,42–1,81)
Total kolesterol−12 mg/dL (9–15)
Statin kullanımı (kapanış)%63%40p<0,001
Ortalama SKB (kapanış)131,1 mmHg132,9 mmHg≈1,8 mmHg
KV ölüm / MI / inme / KYsHR 1,08 (0,79–1,49)

Alt grup analizi: çalışmanın asıl bilgisi burada

JACC: CardioOncology'de eş zamanlı yayımlanan önceden tanımlanmış alt grup analizi, sevkten kimin yararlanacağını netleştirmesi bakımından ana yayından klinik olarak daha kullanışlıdır.

Alt grupEtki tahminiEtkileşim p
Total kolesterol >4 mmol/L (≈155 mg/dL)Win ratio 1,75 (1,51–2,03)0,016
Total kolesterol ≤4 mmol/LWin ratio 1,21 (0,89–1,64)
SKB ≥130 veya DKB ≥80 mmHgsHR 0,86 (0,61–1,21)0,003
KB <130/80 mmHgsHR 4,85 (1,65–14,26)
Diyabet varHR 0,53 (0,24–1,15)0,054
Diyabet yokHR 1,25 (0,88–1,78)

Dikkatli okunması gereken bulgu: Bazal kan basıncı normal olan hastalarda sevk kolunda kardiyovasküler olay riskinin yüksek çıkması (sHR 4,85) çarpıcıdır; ancak güven aralığı son derece geniştir (1,65–14,26) ve bu, alt grup analizlerinde beklenen istatistiksel oynaklığa işaret eder. Bu bulgu, "risk faktörü olmayan hastaya kardiyovasküler müdahale zarar verir" şeklinde okunmamalıdır. Doğru okuma şudur: risk faktörü olmayan hastada bu müdahaleden beklenen fayda gösterilememiştir — hipotez üreten, doğrulayıcı olmayan bir gözlemdir.

Klinik Pratiğe Yansımaları

1. ADT başlarken kardiyovasküler değerlendirme artık isteğe bağlı değildir

Çalışmanın nötr birincil klinik sonucu, kardiyovasküler değerlendirmenin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Tam tersine: hastaların yalnızca %40'ının olağan bakım kolunda statin alıyor olması, bu popülasyonda kardiyovasküler risk faktörlerinin ne kadar yetersiz tedavi edildiğini göstermektedir. ADT başlamadan önce lipid profili, kan basıncı, açlık glukozu/HbA1c, sigara öyküsü ve mevcut kardiyovasküler hastalık sorgulaması standart olmalıdır.

2. Sevk kararı seçici olmalıdır

Verinin pratik özeti nettir: ADT alan her hastayı otomatik olarak kardiyoloğa yönlendirmek, sistem kaynaklarını tüketen ancak sert sonlanımlara yansımayan bir uygulamadır. Buna karşılık şu profildeki hastalar sevkten en çok yararlanacak grubu oluşturmaktadır: total kolesterolü ≈155 mg/dL üzerinde olanlar; sistolik kan basıncı ≥130 mmHg veya diyastolik ≥80 mmHg olanlar; diyabetli hastalar (istatistiksel anlamlılığa ulaşmasa da etki tahmini tutarlı biçimde yarar yönünde); bilinen aterosklerotik kardiyovasküler hastalığı olanlar.

3. Üroloğun rolü sevkle bitmiyor

Çalışmanın en öğretici teknik ayrıntısı, hedef kan basıncına ulaşılamamış olmasıdır. Sevk edilmiş olmak, risk faktörünün kontrol altına alındığı anlamına gelmemektedir. Onkolojik izlem sırasında hastayı düzenli gören hekim çoğunlukla ürologtur; kan basıncı ve lipid kontrolünün sürdürülüp sürdürülmediğini takip etmek, disiplinler arası bakımın doğal bir parçasıdır.

4. Statin, tek başına yeterli bir strateji değildir

12 mg/dL'lik kolesterol düşüşü gerçek ve ölçülebilirdir; ancak 5,8 yıllık izlemde olay eğrilerini ayırmaya yetmemiştir. Bu, kardiyovasküler risk yönetiminin çok bileşenli doğasını hatırlatmaktadır: kan basıncı kontrolü, glisemik kontrol, sigara bırakma, kilo yönetimi ve fiziksel aktivite — ADT'nin metabolik yükü altındaki hastada bu bileşenlerin tümü aynı anda ele alınmalıdır.

5. Hastayla iletişimde doğru çerçeve

ADT başlanacak hastalarımızın kardiyovasküler kaygıları meşrudur ve sıklıkla dile getirilir. Bu çalışmanın hastaya aktarılacak mesajı şudur: hormon tedavisi kalp ve damar sağlığı üzerinde etkiler oluşturabilir; bu nedenle tansiyon, kolesterol ve kan şekeri tedavi boyunca yakından izlenecektir. Bu, tedaviden vazgeçilmesi gereken bir risk değil; birlikte yönetilebilen, ölçülebilir ve düzeltilebilir bir durumdur. Kardiyovasküler risk yönetimini onkolojik tedavinin bir engeli olarak değil, bütüncül bakımın bir parçası olarak sunmak, hastanın tedaviye uyumunu ve güvenini belirgin şekilde artırmaktadır.

Çalışmanın Sınırlılıkları

  • Pragmatik tasarımın bedeli: Olağan bakım kolunda da statin kullanımı %40'a ulaşmıştır; kollar arası kontaminasyon etki farkını daraltmış olabilir.
  • Kan basıncı hedefine ulaşılamaması, müdahalenin gücünü sınırlamış ve nötr sonucu kısmen açıklayabilir.
  • Sekiz ülkede on yıla yayılan yürütme süresi boyunca kardiyovasküler ve onkolojik standart bakım önemli ölçüde değişmiştir.
  • Alt grup bulguları hipotez üreticidir; doğrulayıcı kanıt niteliği taşımaz ve prospektif olarak sınanmalıdır.
  • ADT'nin süresi, tipi ve ARPI birlikteliği açısından heterojen bir popülasyon söz konusudur.

Terimler

  • ADT: Androjen deprivasyon tedavisi — prostat kanserinde testosteronu baskılayan hormon tedavisi.
  • Win ratio: Bileşik sonlanımın bileşenlerini önem sırasına göre karşılaştıran hiyerarşik istatistiksel yöntem; 1'in üzerindeki değer müdahale lehinedir.
  • sHR (alt dağılım hazard oranı): Rekabet eden riskler (ör. kanser ölümü) varlığında olay riskini tahmin eden ölçüt.
  • Pragmatik çalışma: Gerçek klinik koşullarda, gündelik uygulamaya yakın biçimde yürütülen randomize çalışma.
  • ARPI: Androjen reseptör yolak inhibitörü (abirateron, enzalutamid, apalutamid, darolutamid).

Sonuç

RADICAL PC-2, kardiyo-üro-onkoloji alanında bugüne kadar yapılmış en büyük randomize müdahale çalışmasıdır ve alana beklenenden farklı, ancak daha değerli bir bilgi kazandırmıştır: prostat kanseri hastalarında rutin, ayrım gözetmeyen kardiyoloji sevki risk faktörü ölçütlerini düzeltmekte, fakat kardiyovasküler olayları azaltmamaktadır.

Bu sonuç bir başarısızlık değil, bir kalibrasyondur. Nötr birincil sonlanımın altında, klinik olarak uygulanabilir net bir mesaj bulunmaktadır: kardiyovasküler değerlendirme evrensel olmalı, kardiyovasküler sevk ise seçici olmalıdır. Yüksek kolesterol, yüksek kan basıncı, diyabet veya bilinen kardiyovasküler hastalık — bu dört göstergeden biri varsa disiplinler arası iş birliği gerekçelidir; yoksa, gösterilmiş bir yarar bulunmamaktadır.

Prostat kanseri hastalarımızı onkolojik olarak daha uzun yaşatabildiğimiz ölçüde, onları kaybettiğimiz diğer nedenleri yönetmek de tedavi sorumluluğumuzun bir parçası hâline gelmektedir. RADICAL PC-2, bu sorumluluğu nasıl daha akılcı biçimde yerine getirebileceğimizi göstermektedir.

Kaynaklar

  • Leong DP, Higano C, Cano Garcia C, ve ark. Specialist Referral for Cardiovascular Risk in Patients With Prostate Cancer: A Randomized Clinical Trial. JAMA Intern Med. 2026;e264773. doi:10.1001/jamainternmed.2026.4773
  • Cano Garcia C, Pinthus J, Avezum A, ve ark. Identifying Patients With Prostate Cancer Who Benefit Most From Routine Cardiovascular Specialist Referral. JACC CardioOncol. 2026;S2666-0873(26)00290-5. doi:10.1016/j.jaccao.2026.08.001
  • Clarke H. Cardiovascular referral improves risk-factor control in prostate cancer, but not clinical events. Urology Times. 2 Eylül 2026.
  • Population Health Research Institute / McMaster University. Cardiologist referrals improve cholesterol levels in prostate cancer patients, but may not be necessary for all. Basın bülteni, EurekAlert!, 30 Ağustos 2026.
  • Population Health Research Institute. RADICAL PC-1 — Research Studies.
  • Rationale and Design of RADICAL PC: A Trial of Cardioprotective Strategies in Prostate Cancer. JU Open Plus. 2026;4(5). doi:10.1097/JU9.0000000000000447

Önemli Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Androjen deprivasyon tedavisi, statin kullanımı, antihipertansif tedavi ve kardiyovasküler izlem kararları hastaya özgü değerlendirme gerektirir. Tedavi kararları için hekiminize danışın.

Dr. Murat Binbay - Üroloji, Üro-Onkoloji ve Robotik Cerrahi

Prof. Dr. Murat Binbay
Yazar & Tıbbi Editör Prof. Dr. Murat Binbay

Üroloji ve Robotik Cerrahi Uzmanı · 25+ yıl deneyim

Bu Yayını Paylaş
DAHA FAZLA

Diğer Akademik Yayınlar

2026

PRESERVE Çalışması 2 Yıllık Sonuçları: Orta Riskli Prostat Kanserinde Fokal İrreversibl Elektroporasyonda Onkolojik Kontrol Kalıcı mı?

ABD'de 17 merkezde yürütülen pivotal PRESERVE çalışmasının 24 aylık verilerinde fokal IRE (NanoKnife) sonrası yeni tedavi başarısızlığı görülmedi; hastaların %97'sinde PSA başlangıcın altında kaldı. AUA 2026 alt analizi, semptom iyileşmesinin ağırlıklı olarak 80 cm³ altındaki prostatlarda olduğunu gösterdi.

  • 8 DK OKUMA