0530 100 90 85

Varikosel, testislerden kanı taşıyan toplardamarlardaki kanın geri kaçışını engelleyen kapakçıkların hasarlanması sonucuyla kanın testis damarlarında birikerek oluşturduğu genişleme durumudur. 

Testis toplardamarlarında biriken kan nedeniyle testislerin ısısı artar ve biriken zararlı maddeler nedeniyle erkek üreme hücrelerinde hasar oluşabilir. Bunların neticesinde kısırlık durumu ortaya çıkar.

Varikosel normal sağlıklı erkeklerde de görülebilir. Yaklaşık olarak her 100 erkekten 15'inde varikosel görülebilir. Sperm değerlerinde bozukluk olan erkeklerin yaklaşık %30’unda varikosel görülür.

Varikosel Belirtileri

Varikosel; ağrı, rahatsızlık hissi, testis torbasında (skrotum) kıvrımlı damarların hissedilmesi gibi şikayetlere neden olabilir. Herhangi bir şikayeti olmayan kısırlık nedeniyle araştırılan hastalarda da varikosel saptanabilir.

Varikoselin Yol Açtığı Sorunlar

Varikosel beraberinde farklı sağlık sorunlarına ve hayat kalitesini düşürücü etkilere de neden olabilir. Varikoselin tedavi edilmediği durumlarda yol açtığı sorunlar şunlardır:

  • Geçmeyen ağrı ve rahatsızlık hissine neden olabilir.
  • Testis büyüme ve gelişmesi zarar görebilir.
  • Erkek kısırlığı meydana gelebilir.
  • Erkek cinsiyet hormonları azalabilir.

Varikosel Tanısı

Tanı üroloji uzmanı tarafından yapılan elle muayene ile konur.

Tanı konduktan sonra doppler ultrason görüntüleme yöntemi ile tanı doğrulanmalıdır.

Varikosel Tedavisi

Cerrahi olarak veya radyolojik olarak aşırı genişlemiş toplardamarların bağlanmasını amaçlayan çok sayıda varikosel tedavi yöntemi mevcuttur. Cerrahi olarak kasık bölgesinden girilerek testis toplardamarları çıplak gözle (klasik yöntem) veya mikroskop yardımıyla büyütülerek (mikrocerrahi yöntemi) bağlanabilir.

Bunların haricinde laparoskopik ameliyat ile de tedavi yapılabilmektedir. Bu yöntemler arasında en etkili, en az tekrarlama riski ve en az istenmeyen etkiye neden olan yöntem mikrocerrahi yöntemidir.

Ameliyat tekniğinden bağımsız olarak tedavi başarısı cerrahın deneyimine de bağlıdır. Kliniğimizde ameliyatlar doğru hastalara mikrocerrahi yöntemi ile başarıyla uygulanmaktadır.

Sperm değerlerinin düzelmesi ve çoğu hastada çocuk sahibi olmayı sağladığı için uygun hastalara cerrahi tedavi önerilmelidir.

Varikosel tedavisinde cerrahi yöntemin başarı oranı %90 civarındadır.

Hangi Hastalara Ameliyat Önerilmeli?

  • Çocuk sahibi olamayan; elle muayene ile teşhis konulan ve sperm değerleri bozulmuş hastalara ameliyat önerilmeli
  • Elle muayene ile teşhis konulan sperm değerleri bozulmuş çocuk düşünmeyen ancak çocuk sahibi olma potansiyeli olan hastalara ameliyat önerilmeli
  • Çocuk ve ergen hastalarda; varikosel nedeniyle testis küçülmüşse veya her iki testiste elle muayene ile teşhis mevcutsa ameliyat önerilmelidir.

Hangi Hastalara Ameliyat Önerilmemeli?

  • Elle muayene ile saptanmayan ancak doppler ultrason ile saptanan varikosel için ameliyat önerilmemektedir.
  • Sperm değerleri normal olan hastalara ameliyat önerilmemektedir.
  • Çocuk hastalar hariç ağrı, rahatsızlık hissi gibi durumlarda sperm değerleri normal olan hastalara kliniğimizde varikosel ameliyatı önerilmemektedir.

Ameliyat Sonrası Hangi İstenmeyen Durumlar Oluşabilir?

  • Nadiren testis torbasında şişlik oluşabilir.
  • Çok nadiren testis atardamarının yaralanmasına bağlı testis küçülebilir.
  • Nadiren tekrarlayabilir.
  • Nadiren yara yerinde iltihap oluşabilir.
  • Nadiren sperm testlerindeki düzelme beklenen seviyede olmayabilir.

Varikosel Ameliyatı Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

  • Tekrar sperm analizi ilk 1. yıl veya çocuk sahibi olana kadar 3 ay aralıklarla tekrarlanmalıdır.
  • Ameliyata rağmen sperm değerlerinde düzelme olmazsa yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) önerilmelidir.

Sosyal Medyada Paylaş