0530 100 90 85
Radikal Prostatektomi

Prostat kanseri tedavisi için kullanılan bir çok yöntemden birisi olan radikal prostatektomi bu kanserin tedavisinde kullanılan en etkin yöntemdir.

Prostat, erkek üreme sisteminde bulunan bir salgı bezidir. İdrar torbasının altında bulunur ve bir ceviz büyüklüğündedir. Prostat bezinin ortasından üretra denen kanal geçer. Cinsel boşalma esnasında bu bezi çevreleyen kaslar meninin üretraya dolmasını sağlar.

Prostat kanseri, erkek bireylerde görülen kanserler arasında en sık görünenidir. Şikayet olarak kendisini belli etmediği durumlar da olabilir. Bu sebeple bir çok kanser vakasına 40 yaşından sonra tanı konmaktadır. Prostat kanseri ameliyatıbu hastalığın tedavisinde son yıllarda en çok uygulanan yöntemdir.

Prostat kanserinin tedavisi için robotik cerrahi yöntemlerinden olan radikal prostatektomi’yi incelemeden önce prostat kanserinin sebeplerine ve risk faktörlerine kısaca bakalım.

Prostat Kanseri Risk Faktörü

Ortalama olarak 70 yaş üzerindeki erkek bireylerin %50’sinde ve 90 yaş üzerindeki erkeklerin neredeyse tamamında prostat kanseri (mikroskobik de olsa) görülmektedir. Prostat bezi içinde büyüyen kanserli hücrelerin sağlıklı bireylerde de görülme riski %17 civarındadır. Yani prostat kanserine yakalanma riski her 6 erkekte 1 oranındadır.

PSA testi ile tespit edilen kanser vakalarında erken müdahale ve cerrah başarısı ile bu kanserin riskleri azaltılmakta ve hastanın yaşam süresi uzatılmaktadır.

Robotik Radikal Prostatektomi Uygulaması ve Komplikasyonları

Radikal prostatektomi ameliyatı ile kanserli prostat dokuları kesilerek vücuttan tamamen dışarı alınır. Bu ameliyat bir robot yardımı ile yapılır. Robotun 4 kolu bulunmaktadır. Bu 4 koldan birinde 3 boyutlu görüntü sağlayan bir dijital kamera takılıdır. 3 kolda ise üroloji uzmanının ameliyat yapmasını sağlayacak ekipmanlar takılır.

Kanserli hastanın göbek bölgesine 8 milimetre ila 12 milimetre arasında değişen 4 adet kesi yapılır. Bu kesilerden kamera ve cerrahi ekipmanlar ile girilir ve prostatın kanserli dokusu dışarı alınır.

Mesane ve idrar kanalı robot yardımı ile tekrar birbirlerine bağlanır. Operasyon sonrasında hastaya sonda takılır ve bu sonda kişinin iyileşme sürecine bağlı olarak 1 hafta kadar takılı kalır.

Ağızdan herhangi bir şey yemek ya da içmek uygun olmadığı için hastaya damar yolu ile serum verilir. Ameliyattan sonraki gün hasta yürütülerek mide ve bağırsakların hareketlenmesi sağlanır. Böylece hasta ağızdan beslenmeye de başlayabilir.

Hastanın karnına yerleştirilmiş olan lastiğe benzeyen dren ile karın içinde birikmiş olan sıvıların dışarı atılmasını sağlar. Hastanın iyileşme durumuna bağlı olarak dren 2-3 gün sonunda çıkarılır. Yaklaşık olarak 1 hafta süren iyileşme süreci sonunda hasta taburcu edilir.